Dünyanın En Muhteşem On Operası Sanattan Bir Dal: Opera

Sanatla ilgilenmek insana her daim farklı bakış açıları kazandırır. Farklı kültürleri tanıma ve farklı insanlar ile tanışmak açısından oldukça önemlidir. Zevklerimizin çeşitlenmesi ve farklı zevkleri tatmamız açısından da yardımcı olmaktadır. Müzikallerin filmler, diziler ya da TV programları kadar ilgi çekici olduğunu düşünen kişi sayısı oldukça azdır. Kimi insan müzikallerden oldum olası nefret eder, kimi insan da âşık olur, tapar.

Operadaki Hayalet

Müzikal ve edebiyat tarihinin en bilindik eserlerinden biri olan Operadaki Hayalet, 1868 yılında doğan Fransız asıllı Gaston Leroux tarafından kaleme alınan romandan uyarlanmıştır. Bu roman sırasında kaleme alınan birçok hikâye hâlâ gerçekliğini korumaktadır. Gaston Leroux bu romanı Paris’teki opera binasını gezdikten sonra yazmaya karar vermiştir. Opera binasında bulunan labirentler ve gün yüzü görmeyen odalar yazar için ilham kaynağı olmuştur.

Moulin Rouge

Yaklaşık 14 sene önce filmi de vizonda oynamış olan bu müzikal, bir başyapıt olarak adlandırılmaktadır. Paris sokaklarında beş parasız olarak dolanan bir yazar, Paris’te bulunan ve ünü herkes tarafından bilinen bir gece kulübü “Moulin Rouge”’da müzikal sanatçısı olarak çalışan “Satin” in aşkını anlatan bir eserdir. Seyrettiğiniz zaman sizi bambaşka yerlere götürmesi kaçınılmaz oluyor. Eğer hoşlandığınız biri varsa onunla birlikte izleyebileceğiniz güzel bir müzikal…

Figaro’nun Düğünü

Mozart’ın ünlü operası olan “Figaro’nun Düğünü”, ünlü yönetmen Alexander Titel tarafından sahneye konulmuştur. İspanya’da bulunan Almaviva Kontu’nun sarayında geçen bir hikâyedir. Almaviva Kontu evlidir ancak kendi ile birebir ilgilenen yardımcı Figaro’nun kendisine deliler gibi âşık olan ve evlenmek üzere olduğu Susanna adındaki hizmetçisini ayartmak niyetindedir. Bu durumun farkına varan Kontes Figaro ve Susanna ile birlikte yanlarına Kont’un hizmetkârı Cheribino’yu da alarak bir oyun oynamak için birlik olurlar. Severek izleyeceğiniz bir müzikal…

Saraydan Kız Kaçırma

evita

Yine Mozart’ın ünlü bir eseri olan “Saraydan Kız Kaçırma”, mekân olarak Türkiye’deki Topkapı Sarayı’nda geçmektedir. O zamanın paşası olan Selim Paşa ve yine o dönemde harem ağalığı yapmış olan Osman’ın gözetiminde olan Constanze’yi, nişanlısı Belmonto kaçırmaya çalışır. Bu girişimlerin farkında olan Selim Paşa her ikisinin de acı çektiğinin farkına varır ve en sonunda Constanze ve nişanlısı Belmonto’yu rahat bırakır. Aynı zamanda bu müzikal kişiler arasında meydana gelen kültür farklılıklarını da yansıtmaktadır.

Evita

Arjantin Devlet Başkanı olan Juan Peron’un eşi Eva Peron’un hayatını anlatan bir müzikaldir. Ancak sinemada kendisini Madonna’nın canlandırması ile daha çok benimsenen ve ön plana çıkan Evita “Eva Peron”, bu sayede daha çok kişiye ulaşma şansı bulmuştur. Film içerisinde daha çok ön plana çıkan “Don’t Cry For Me Argentina!” parçası dinleyici ve izleyiciler ile özdeşleşme fırsatı yakalamıştır. 1996 yılında Alan Parker tarafından filmi beyaz perdeye uyarlanan bu müzikalin bu gün ise filmi hâlâ severek izleniyor.

Fındıkkıran Balesi

Rus besteci Çaykovski tarafından 1891 yılında hazırlanmış olan bu müzikal eser, bestecinin son eseri olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır. Ancak bir sene sonra St. Petersburg Maryinski Tiyatrosu’nda sahnelenen müzikal, Clara adında Küçük bir Alman kızının yeni yıl kutlamasında aldığı fındıkkıran oyuncağı ile ilgili gördüğü rüyaları anlatan bir müzikal olma özelliği taşımaktadır. Her yeni yıl kutlamasında farklı bale toplulukları tarafından sahneye konulan bu eser, her geçen sene bir gelenek halini almaktadır.

Sefiller

Victor Hugo’nun ünlü romanı “Les Misérables” dan sahneye uyarlanan bu müzikal, eski bir kürek mahkûmu olan Jean Valjean’ın yaşam mücadelesine sahne olan bir eserdir. Belli noktalarda diğer karakterler ile de kesişen noktaları olsa da daha çok Jean Valjean üzerinden giden eser, 1815 ve 1832 yılları arasında aldığı mahkûmiyeti ve bu kefaretin bedelini ne şekilde ödediğini anlatmaktadır. Tüm dünyada ilgi ile izlenen ve beğeni görmüş bir müzikaldir.

Notre Dame De Paris

Fransa tarihi içerisinde müzikaller arasında belki de en çok bilinen eser olarak yer etmiştir. Bu sebepten uzun süre dünya listelerinde kalmış ve halen müzik severler tarafından beğeni ile dinlenen “Belle” parçasının da etkisi yadsınamaz bir gerçektir. Bazı noktalarda tempoda düşüşler ile karşılaşsanız da bazı noktalarda heyecan ve tutkunun en yüksek seviyelere kadar tırmanmaktadır.

kugu-golu-balesi

Kuğu Gölü Balesi

Yine Çaykovski’nin ölümsüz bir eseri olan Kuğu Gölü Balesi, dört perdelik bir eserdir. Şu anki adı ile Bolşoy Balesi olarak anılan, Moskova Rus Kraliyet Tiyatrosu’nun isteği üzerine 1875 yılında bestelen bu eser, 1877 yılında ilk olarak görücüye çıkmıştır. Bir büyücü yüzünden arkadaşları ile kuğuya dönüştürülen fakat bir erkeğin kendisine âşık olması sonucu tekrar insan olma özelliğine sahip olan Odette ile Prens Siegfried’in aşkını ve ayrıca büyücünün kızı Odil’in Prenses Odette kılığı altına girerek Prensi kandırmasını. Etkileyici bir müzikal…

Cats

Thomas Stearns Eliot’ın “Yetenekli Kediler” adlı şiirinden esinlenerek hayata kazandırılan bu eser, 1981 yılında ilk olarak West End’de ardından bir yıl sonra da Broadway’de gösterime girmiştir. Şiir, müzik, dans ve hayaller ile doğru orantılı olarak ve mükemmel bir uyumla müzikal severler ile buluşan Cats, “Memory” adında dünya çapında ünlenmiş olan parçayı da tanıtmıştır. Uzun yıllar gösterimde kalmış olan Cats, 1998 yılında televizyona uyarlanması ile de 50 milyonu aşkın kişiye ulaşmıştır.

Facebook Yorumlar

1 Yorum

  1. Çok güzel. Devam

Yorum Yazın